Howling Mad

Howlin' Mad Murdock here, only this time my body's split along with my mind. So, leave a message after the beep and I'll get back to you just as soon as my shock therapy’s over. Bye now.

twitter.com/ozgurgunes:

    "Bakınız" sitesindeki "Nefes Filmine Dair" yazısına istinaden →

    Biraz agir olmus, ne film ne de Cahit’in yazisi bunlari hak etmiyor. Evet Nefes filminin elestiri ve mesaj kaygisi gutmedigi asikar, ama her film bu kaygilari gudecek diye de bir sey yok. Zaten aksi durum filmin belgesel havasini bir anda yerle bir ederdi. Levent semerci bu filmi ticari degeri yuzunden mi cekti yoksa gercekten icinden o masum askerleri anlatan bir film cekmek mi geciyordu orasini hic bir zaman bilemeyiz ancak bu donemde bu filmi kim cekse ayni yaftalar ona da yapistirilacakti, sanirim burada hemfikirizdir. Nefes’e bu kadar laf eden arkadaslar Yilmaz Güney’in Duvar’ina ne diyorlar merak ediyorum, zira bu iki filmi oyku anlatis tarzlari olarak birbirine fazlasiyla benzetiyorum.

    Bence Levent Semerci Güneydoğu sorununa herhangi bir yorumda bulunmaktan ziyade bu sorunda kurban giden masum cocuklarin hayatini tum yalinligiyla anlatmaya calismis ve bunda da oldukca basarili olmus. Film kendisi de diyor zaten, kahraman degilsiniz, ya katilsinizdir ya da kurban.

    Umit Unal bana gore bu ülkeye “9″ gibi bir basyapit kazandirmis onemli bir sinemacidir. Gorusleri de elbette cok degerlidir ancak bir film icin tek bir sahnesini gorerek o sahnenin tamamladigi butunu gormeden yorumda bulunmak da bana pek dogru gelmiyor.

    — 2 years ago